Bölüm 4 / 22
4. Bölüm: Ayrılık acısı
Mahalle Tayfa
Mert: Oğlum Kuzey
Mert: Doğru mu lan bu?
Kuzey: Ne?
Emir: Askerlik işi.
Kuzey: Nereden duydunuz?
Mert: Mahallede senden başka konu mu var?
Emir: Annem bile biliyor oğlum.
Kuzey: Daha dün belli oldu.
Mert: Yani gidiyorsun?
Kuzey: Evet.
Emir: Ne zaman?
Kuzey: On iki gün sonra.
Mert: OHA
Emir: On iki gün mü?
Mert: Daha dün beraber maç yapıyorduk lan.
Kuzey: Hayat işte.
Emir: Hayatın içine sıçayım.
Mert: Sus lan.
Emir: Ne susacağım?
Emir: Üç kişi kaldık zaten mahallede.
Mert: Üç kişi değiliz.
Emir: Kim var?
Mert: Sen, ben, bir de bakkalın oğlu.
Emir: O bizi sevmiyor.
Kuzey: Ben gidince mahalle size kalacak.
Mert: Sana kalmayacak diye üzülüyorduk zaten.
Emir: Şaka bir yana…
Emir: Gerçekten gidiyorsun yani.
Kuzey: Evet.
Mert: Lina biliyor mu?
Kuzey: Biliyor.
Emir: İyi misiniz?
Kuzey: Ayrıldık.
Mert: …
Emir: Oğlum ne ara?
Kuzey: Birkaç gün önce.
Mert: Sen ciddi misin?
Kuzey: Evet.
Emir: Sen onsuz nasıl gideceksin?
Kuzey: Bilmiyorum.
Mert: Üç yıldır her gün beraberdiniz.
Kuzey: Biliyorum.
Emir: Bak şimdi şaka yapmayacağım.
Kuzey: Yapma zaten.
Emir: Sen gerçekten mutlu musun?
Kuzey: Mutlulukla alakası yok.
Mert: Ne alakası var?
Kuzey: Bazen insan istediği şeyi seçerken istemediği şeyleri de kaybediyor.
Emir: Çok ağır konuştun.
Kuzey: Ben de ilk defa ciddi bir şey söyledim.
Mert: Ekran görüntüsü alıyorum.
Emir: Ben de.
Kuzey: Siktirin gidin.
Mert: İşte bu bizim Kuzey.
Emir: Oğlum gitmeden önce bir şey yapalım.
Kuzey: Ne?
Mert: Hep beraber eski mahallede toplanalım.
Emir: Son kez.
Kuzey: Son kez demeyin.
Mert: Niye?
Kuzey: Sanki cenazeye gidiyoruz.
Emir: Tamam.
Emir: Son kez değil.
Mert: Gitmeden önceki ilk kez.
Kuzey: O nasıl oluyor?
Mert: Bilmiyorum.
Emir: Ama güzel söyledim.
Kuzey: Siz ikiniz bensiz de saçmalamaya devam edin.
Mert: Sen dönene kadar mahalleyi koruruz.
Emir: Lina’yı da mı?
Mert: Oğlum…
Emir: Şaka yaptım.
Kuzey: Lina’yı bana bırakın.
Mert: Hâlâ seviyorsun yani.
Kuzey: Evet.
Emir: O zaman niye ayrıldınız?
Kuzey: Çünkü bazen sevmek yetmiyor.
Mert: Bence bazen insan sevdiği için savaşmalı.
Kuzey: Her savaş kazanılmıyor.
Emir: Sen daha başlamadan kaybettin gibi konuşuyorsun.
Kuzey: Belki de.
Mert: Oğlum bir sus artık.
Emir: Ne?
Mert: Adamın son günlerini depresyona sokacaksın.
Kuzey: Ben zaten depresyondayım.
Emir: O zaman bu akşam çıkıyoruz.
Kuzey: Nereye?
Mert: Eski parka.
Kuzey: Saat?
Emir: Dokuz.
Kuzey: Tamam.
Mert: Lina da gelecek mi?
Kuzey: Bilmiyorum.
Emir: Çağıralım mı?
Kuzey: Hayır.
Mert: Neden?
Kuzey: Çünkü onu zor durumda bırakmak istemiyorum.
Emir: Belki gelmek ister.
Kuzey: İsterse kendi gelir.
Mert: Gurur yapıyorsun.
Kuzey: Gurur değil.
Kuzey: Onun kararına saygı duyuyorum.
Emir: Sen değişmişsin lan.
Kuzey: Nasıl?
Emir: Eskiden bir şeyi kafana koyunca sonuna kadar giderdin.
Kuzey: Hâlâ öyleyim.
Mert: Lina konusunda değil ama.
Kuzey: Lina konusunda…
Kuzey: İlk defa bir şeyi zorla elde edemeyeceğimi öğrendim.
Mert: …
Emir: Bu akşam sana içecek ısmarlıyorum.
Kuzey: Niye?
Emir: Çünkü senin ağzından bir daha böyle cümle çıkmaz.
Mert: Ekran görüntüsünü aldım bile.
Kuzey: Hepiniz manyaksınız.
Emir: Ama arkadaşınızız.
Kuzey: Evet.
Mert: Bunu unutma.
Kuzey: Unutmam.
Emir: Biz seni bekleriz.
Kuzey: Siz beklemeyin.
Mert: Neden?
Kuzey: Ben dönerim.
Emir: İşte bunu duymak istiyordum.
Kuzey: Dönersem ilk iş ne yapıyoruz?
Mert: Maç.
Emir: Sonra yemek.
Mert: Sonra mahallede sabaha kadar oturuyoruz.
Kuzey: Tamam.
Emir: Anlaştık.
Mert: Ama bir şartla.
Kuzey: Ne?
Mert: Döndüğünde ilk bizi arayacaksın.
Kuzey: Tamam.
Emir: Lina’yı da.
Kuzey: …
Mert: Ne oldu?
Kuzey: Onu zaten ararım.
Emir: O zaman bu akşam herkes geliyor.
Mert: Kimse son dakika kıvırmasın.
Kuzey: Ben geliyorum.
Emir: Sen zaten gelmek zorundasın.
Kuzey: Niye?
Emir: Gitmeden önce son kez seni görmek istiyoruz.
Kuzey: Son kez demeyin dedim.
Mert: Tamam tamam.
Mert: Gitmeden önceki en güzel akşam diyelim.
Kuzey: Daha iyi.
Emir: Bir de eski fotoğraflara bakacağız.
Kuzey: Sakın.
Mert: Neden?
Kuzey: Çocukluk fotoğraflarımı çıkarırsanız hepinizi engellerim.
Emir: Çok geç.
Mert: Arşiv bende.
Kuzey: Mert.
Mert: Efendim?
Kuzey: Seni seviyorum.
Mert: Ben de seni.
Kuzey: Ama o fotoğrafları atarsan seni öldürürüm.
Emir: İşte özlediğimiz Kuzey geri geldi.
Mert: Şaka bir yana, bu akşam telefonları bırakıyoruz.
Emir: Evet.
Kuzey: Neden?
Mert: Çünkü yarın yine herkes kendi hayatına dönecek.
Kuzey: Haklısın.
Emir: O yüzden bu akşam sadece biz varız.
Kuzey: Tamam.
Mert: Ve yarın ne olursa olsun…
Emir: Bugünü hatırlayacağız.
Kuzey: Anlaştık.
Mert: Saat dokuz.
Emir: Geç kalan çayları ısmarlar.
Kuzey: O zaman Emir kesin aç kalır.
Emir: Siktir git.
Kuzey: Görüşürüz.
Mert: Görüşürüz kardeşim.
Emir: Seni bekliyoruz.
Kuzey: Ben de sizi.