Bölüm 33 / 50
Fırtınanın Ortasında
Helikopterin sesi uzaklaşırken salon tam bir savaş alanına dönmüştü.
Rüzgar kırık camlardan içeri uğultuyla doluyor, perdeleri vahşi bir bayrak gibi savuruyordu. Roman elimdeki silahı yavaşça alıp kenara bıraktı. Göğsü hızla inip kalkıyordu; omzundaki hafif mermi sıyrığından süzülen kan, yırtılmış beyaz gömleğini kırmızıya boyamıştı.
Bana doğru bir adım attı. Yüzündeki o sert, ölümcül ifade bir anda yerini derin bir endişeye bıraktı.
