Bölüm 17 / 50
Akustik Yanılgı
Zaman kavramını tamamen yitirmiştik.
Yerde, Roman'ın sıcak göğsüne yaslanmış, çıplak bacaklarımı onun bacaklarına dolamış halde yatıyordum. Nefes almak artık gerçekten zorlaşmıştı. Hava inanılmaz derece sıcak ve ağırdı. Başım dönüyor, göz kapaklarım kapanmamak için direniyordu. Ölüm usulca yanımıza süzülüyordu.
Bakışlarım, odanın tavanındaki monitörlere, oradan da duvarlara kaydı. Zihnim uyuşuyordu ama iç mimar kimliğim, yılların getirdiği o mesleki refleksle odanın yapısın
